EGEMENLİK MİLLETİNDİR!


EGEMENLİK
KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR
**SİTEMİZİN ANDROİD UYGULAMASI
Üyelik Girişi
MENGÜ SİTE :

KAŞGAR'IN İNCİSİ YANDI

            www.globalidilaltay.com

KAŞGAR'IN İNCİSİ YANDI...

ÇİN ZULMÜNE BİR ÖRNEK DAHA:
İşgalci Çin, Kaşgar'ın incisi sayılan ve kuruluşu Abdülkerim Satuk Buğra Han'a kadar giden tekkeyi yaktı. Tekke'nin Türkiye'deki mirasçıları ise, Türkiye Devleti'nden konuyla ilgili yardım istiyor.

Doğu Türkistan'da tarihi ve kültürel miras teker teker yok ediliyor. Doğu Türkistan'ın medeniyet merkezi Kaşgar'ın tarihi dokusunu yok etmeye yönelik Çin uygulamaları uluslararası düzeyde de tepki çekmeye başladı. Uygur Bölgesinin en kadim şehri Kaşgar'da, İslam eserlerinin, kimliğini oluşturan eserlerin teker teker yok edilişinin son örneği geçen hafta yaşandı. Kaşgar'ın incisi sayılan ve kuruluşu Abdülkerim Satuk Buğra Han'a kadar giden tekke bilinmeyen kişilerce yakıldı. Türkiye'de yaşayan mirasçıları, tekke için Türk Dışişleri Bakanlığı'nı bile devreye sokarak, binanın kendilerine verilmesini talep etmişti.

Polis yangına müdahaleyi engelledi
Kaşgar'daki Çarşı mahallesi Zergerler Kuçe'sinde bulunan ve Mansur Han Hazretim Hankah'ı olarak da bilinen tekke geçtiğimiz hafta bilinmeyen kişiler(!) tarafından yakıldı. Çevredekilerin yangına müdahale etmesini tam 24 saat engelleyen Çin polisi, tekke kül olduktan sonra müdahaleyi serbest bıraktı.

Cami, medrese, hankah, imaret ve misafirhaneden oluşan ve üç dönüm üzerine kurulu külliye, 1937 yılına kadar faaldi. Stalin'in kuklası general Sing Si Sey'ın 1937 yılında Kaşgar'ı işgali sonrasında, külliye, dönemin Evkaf Nazırı Nizameddin Ahun Mahdum tarafından, bu generalin şerrinden korumak için kendi ağabeyine 872 kilo gümüş karşılığı satıldı. Buna rağmen külliye Çinliler tarafından uzun süre âtıl bırakıldı, sonra da ‘Kültür Devrimi' tarafından resmi bina olarak kullanılmak istendi. Bundan sonra binaya ailenin de girmesini engelleyen Çin yönetimi, binanın restorasyon taleplerini ise ısrarla reddetti.

Bina 1 Aralık 2011'de ise bilinmeyen kişiler tarafından dört ayrı yerden başlatılan bir yangınla yakıldı. Yangına 2 Aralık günü müdahale eden Çin itfaiyesi, sağlam kalan ham tuğladan yapılmış duvarları da su sıkarak yıktıktan sonra arta kalan taş yığınlarını ve iç döşemede kullanılan yangından kurtulan ahşap sütün ve kaplamaları, tarihi eser olarak muhafaza altına alacaklarını söyleyip, götürdü.

DERGAHIN TARİHÇESİ
Tekkenin kuruluşu miladi 10'ncu yüzyılda. Abdülkerim Satuk Buğra Hean' ın Müslüman olmasına sebep olan Samanlı şehzadesi Ebu Nasır Samani'ye gidiyor. Ebu Nasır Samani'nin ailesi halen Kaşgar çevresinde Hazretimler ya da Töremler şeklinde biliniyıor.

Çin işgali altındaki Doğu Türkistan'da Çin yönetimi, Müslüman Uygur Türkleri'nin tarih ve kültürleri ile bağını koparmak amacıyla İpek Yolu'nun en önemli kavşak noktası Kaşgar'ın eski şehrini yerine modern plazalar kuracağı gerekçesiyle yıkıyor. Çinliler, Taklamakan Çölü'nün en batısında bulunan Kaşgar eski şehrinin yüzde 85'ini yıkmayı planladıklarını geçtiğimiz yıol açıklamışlardı.

Tarihsel olarak Delhi ve Semerkant'tan yola çıkan tüccarlar, dünyanın en zorlu dağ yolunu geçkitten sonra Kaşgar'da yüklerini boşaltıp şehrin sokaklarında safran ve diğer ticari eşyalarını satıyorlardı. Çinli tüccarlar da aynı şekilde ipek ve porselen yüklerini buraya getiryorlardı.

Mimar ve tarihçi George Michell 2008'de yazıdığı "Kaşgar: Eski İpek Yolu'ndaki Vaha" adlı kitabında, Kaşgar için "Orta Asya'da bulunabilecek geleneksel İslam şehrinin en iyi korunmuş örneği" demişti.

İşgalci Çin eliyle Orta Asya'nın en iyi şekilde muhafaza edilmiş geleneksel İslam şehri bütün izleri ile tarih sahnesinden silinmeye çalışılıyor. Yıkımlar sebebiyle Kaşgar Eski Şehri'nden 13 bin Müslüman uygur ailesinin zorunlu göç edeceği tahmin ediliyor.

Kaşgar'ın eski şehrinde halen onbinlerce Uygur Türkü, kapıları ağaç oyma iki katlı evlerde yaşıyor. Evler ise dar sokaklarla çiçeklerle dolu bahçelere açılıyor.

Kaşgar'ın yıkılacağının kararlaştırılması sonrasında, iki yıl önce The New York Times'a konuşan Eski Şehir sakinlerinden 56 yaşındaki Hacı Mahdum Uygur, "Ailem bu evi 500 yıl önce inşa etti. Toprak kerpiçten yapıldı. Yıllar içinde eklemeler yapıldı. Fakat oda sayısı hiç değiştirilmedi" demişti.

Hacı'nın eşi de aynı gazeteye, "Ev bize ait. Bu tür evde, birçok nesil yaşayabilir. Fakat bir apartman dairesine taşınırsak, apartman her 50 veya 70 yılda yıkılmak zorunda kalacak” diye konuşmuştu.
Sosyal paylaşım ortamından alınmıştır: http://www.facebook.com/photo.php?fbid=123657661114336&set=at.114984928648276.29931.100004103093383.729313599&type=1&theater

 

 


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret111827